Kayıtlar

Anılar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

SULTAN

Resim
  Eşimi kaybetmiştim. Ev dolup taşıyordu. Gelenler gidenler baş döndürücü bir kalabalık. Sonuçta herkes evine dönüyor. Semra yanıma yanaştı, “İstersen kalayım” dedi. Özgün de yanaştı. “Ben de kalabilirim “dedi. İkisine de kalın dedim. Bir yıl boyunca Semra’da, Özgün’de yanımdan hiç ayrılmadılar. Özgün’de Semra’da duruşu olan kadınlardandı. Ama Semra bir başkaydı. Semra eğlenceliydi, çok iyi bir dinleyiciydi, eylemciydi, parmağı havada, tavizsiz, başına buyruktu. Candı, yoldaştı, güvenilirdi, gönül insanıydı. Eşim bal ihracatı yapıyordu. Üreticiye paralar vermiş, ajandasına alacaklarını borçlarını not etmiş, birbirimize işlerimizden bahsetmeme sözü verdiğimiz için hiç bilmediğim bir sahaya dalmak zorunda kalmıştım. Üreticiyi çağırdım. “Abla ben bu paraları aldım ama, onunla da bal aldım, mal senin” dedi. Az buz değil kırk ton, yani dört kamyon bal. Bir de bana akıl verdi. Ege şivesiyle “Sen İngilizce bilmeyon mu, bileyon, o zaman bu balı sen ihraç et” dedi. Kalktı gitti. Akşam...

AH LENİN AH

AH LENİN AH Kalfayı yıllar önce ortağımla beraber kendi işimizi kurduktan sonra, ilk iş yaptığımız firmada tanıdım. Kısa boylu, esmer, kalın davudi sesli, kara yağız biriydi. Kalfalıkta ki becerisiyle kendini mühendisler ile yarıştırır, üzerine aldığı işi canla başla tamamlamaya çalışırdı. Birkaç yıl sonra iş yaptığımız firma Rusya’nın Sibirya bölgesinde ihale aldığında, biz de taşeron olarak oraya gittik. 1994,1995,1996 yılları yaz aylarımız Sibirya’da geçti. Kış şartlarının zorlu olduğu, hava sıcaklığının eksi kırk dereceyi bulduğu bölgede çalışmalar, Mayıs ayında başlıyor, 29 Ekim günü göndere bayrağımızı çekip   İstiklal Marşı’mız söyledikten sonra son buluyordu. Kalfada ana firmanın kadrolu elemanı olarak orada bizlerleydi. Nedense beni çok sever, bir gün çok büyük işler yapacaksın abla diye bana moral verirdi. Dünyanın bir ucunda iş yaparken, her konuda bize yardımcı olmaya çalışırdı. Kalfanın hikayelerini anlatmadan önce o zamanın Rusya’sından   söz etmem gereki...

DOĞA ROCK AND ROLL YAPMAK İSTEDİĞİNDE

  DOĞA ROCK AND ROLL YAPMAK İSTEDİĞİNDE Yıllar yıllar önceydi, 17 Ağustos sabahında tüm ülke bir felakete uyanmıştık. Ülkemin güzel insanları göçük altında kalmış, binlercesi hayatını kaybetmiş, sağ kalanlar ise uzun yıllar bu travmanın etkisini üzerlerinden atamamışlardı. Sanayimiz kalbinden vurulmuş, ekonomimizde enkazın altında kalmıştı. Nergis telefon etmişti. Ben deprem bölgesine gidiyorum, hiç olmazsa ellerimle enkazı kazar, bir işe yararım diyordu. Herkes bir şey yapmaya çalışıyordu. Şirket olarak, ilk aklımıza gelen, iki kamyon buz temin edip bölgeye yollamak olmuştu. Proje müdürünün o buz kalıplarını sırtında taşımasını unutamam. Yaz sıcağında  s ağlık ocaklarında ki ilaçlar bozulmasın diye düşünmüştük. Ertesi günü, o zaman ki İzmir Ticaret Odası başkanı Ekrem Demirtaş aramıştı. Aklı başında cevval bir mühendisin var mı? İzmir olarak çadır kent kuracağız, şantiyeyi yönetecek birini arıyoruz demişti. Doğrudan sen gidermisin diyemedi herhalde   diye düşüner...

MÜZEDE BÜYÜLÜ ZAMANLAR

Resim
  ANADOLU MEDENİYETLERİ MÜZESİNDE BÜYÜLÜ ZAMANLAR Arkeolog arkada ş ım Belma, telefon etti. “Anadolu Medeniyetleri Müzesinde konser var, gelir misin?” diye. Kendisi aynı zamanda müze de görevli, hem müzeyi gezece ğ im, hem de uzmanıyla birlikte gezece ğ im, bir de üzerine müze de konser dinleyece ğ im. Buna ben hayır diyebilir miyim? Çok heyecanlandım, “Tabii ki gelirim” dedim. Müzeyi daha önce birkaç kez gezmi ş tim. Gezdikten sonra anladım ki Belma ile gezmek bir ayrıcalık, onunla gezince daha önceki gezdiklerimi gezmemi ş saydım.   Konserin ba ş lamasına epey vakit var, müzeyi gezmeye ba ş lıyoruz. İ nsanlık tarihinin ba ş langıcına gidiyoruz, İ nsano ğ lu aya ğ a kalktı, alet edevat kullandı, derken 11.000 yıl öncesinin Çatalhöyük’ündeyiz. Çatalhöyük’de bulunan Anadolu tanrılarının anası, Kibele ile birlikte foto ğ raf çektiriyoruz. O esnada konser saati geliyor. Devlet Opera ve Balesi, Müze Konserleri düzenliyormuş. Bugün, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde ki Şan Ko...