BANA MEZARINI AÇTIRMA BABA
BANA MEZARINI AÇTIRMA BABA Bir arkadaşımın vasıtasıyla tanımıştım. Hayatı hakkında bölük pörçük birkaç şey duymuş, duyduklarım çok ilginç gelmişti. Bir gün telefon etti. “Yazdıklarını çok beğeniyorum, İzmir’e geldiğinde buluşalım, hayatımı anlatayım yazarmısın?” dedi. O anlatacak, ben de yazıya dökecektim. “Kişilerin hayatını yazmaya pek hevesli değilim, anlatılanları yazıyorum, o kadar emek veriyorum, sonrada yayınlamamı istemiyorlar” dedim. Israr edince, İzmir’e gittiğimde aradım, buluşup, Hisarönü’nde bir meyhaneye oturduk. Gittiğimizde öğlendi, kalkarken akşam olmuştu. Hiç durmadan anlattı. Ben sadece not aldım. Ankara’ya döndükten sonra ilginç bulduğum bir başka arkadaşa ait hikayeyi yazmış, yayınlanması için izin alamamış hevesim kaçmıştı. Yazı işi öyle hemen klavyenin başına geç, yazıver olmuyor. Yazıya dökmek için bir heyecan, bir heves, ne bileyim ilham gelmesi gerekiyor. Karlı bir Ankara gününde yazasım geldi. İşte arkadaşımın hikayesi. Annem ...